RÖPORTAJ

17/10/2009 ·




Röportajı yapan: Murat AYDIN, KTÜ Tıp
Röportaj veren: Mahmut BİRDEN, KTÜ Tıp

DÖRT DÖRTLÜK DEĞİL, BEŞ BEŞLİK BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ
Sıradan başarı öykülerinden çok daha farklı, çok daha sıra dışıydı Mahmut BİRDEN’ in öyküsü. Röportaj isteğimizi geri çevirmedi ve bize tek tek anlattı önce tırtıl gibi sürünüp sonra nasıl kelebekler gibi kanat çırptığını… O, KTÜ TIP’ta bir ilki gerçekleştirdi ve kendisi de dahil herkesi hayretler içerisinde bıraktı. Bir dirilişin öyküsü, azmin zaferi, imkansızlığın imkansız olduğunun delili… İşte hikayesi:

Biraz kendinizden bahseder misiniz?
1984 yılı, Şanlıurfa, Suruç ilçesi doğumluyum. İlkokulu ilçede tamamladım. İlkokul sonrası Anadolu liseleri sınavına girdim ve 7 sene Anadolu lisesinde okudum. ÖSS’ye ikinci girişimde tıpı kazandım ve Trabzon’a geldim. 6 senedir de Trabzon’dayım.

 Sohbetimizin içeriği, sizin dönem 4’ün sonunda göstermiş olduğunuz o müthiş başarı. Dilerseniz kronolojik olarak, yani dönem 4’e başladığınız ilk stajdan en son girdiğiniz bütünlemeye kadar sırasıyla konuşalım.
Evet, güzel olur.

Önce dönem 4 hakkındaki görüşlerinizi kısaca alalım, ardından  ilk stajınız hangisiydi ve sonucu ne oldu diye sizin ağzınızdan dinleyelim.
Dönem 4 tıp hayatımda gerçekten çok sıkıntılı ve neden tıptayım dediğim bir dönem oldu. İlk stajım küçük bir stajdı: göğüs hastalıkları.

 Senenin en kolay stajlarından biri
Evet. Tabii ki. Ama onu geçemedim ve kaldım.

Neden kaldınız? Çalışmadınız mı?                   
Bize üstteki sınıflardan söylenen: Göğüs kolaydır, geçersinizdi. Son iki günde bakmaya çalıştım. Dönem 4’te bir acemiliğimiz vardı, nasıl çalışmamız gerektiğini bilmiyorduk. O yüzden biz bunu bir kaza olarak değerlendirdik. Ondan sonra aldığım genel cerrahi stajından da geçince, dönem 4 inşallah güzel geçecek diye düşündüm.

 Sözlüde mi kaldınız testte mi? Bu arada, KTÜ TIP’ ta her stajda önce test, sonra sözlü oluyor ve geçmek için ikisinden de en az 60 gerekiyor hatırlatmasını da yapalım bunu okuyacaklara.
Testte kaldım. 20 soru vardı, en az 12 tane yapmak lazımdı ve ben 11 tanede takıldım.

 İlk stajınızdan, hem de senenin en kolay stajından kalınca ne hissettiniz?
Biliyorsunuz, öğrenci psikolojisidir: kendini savunmak için elinden gelen şeyleri yapar. Bizim de öyle olmuştu. Ramazandı, iyi çalışamadık, ilk stajdı, küçük bir staj ve bütünlemeye kalınsa da bir şey olmaz diye düşünüyorduk.

Dünyanız yıkılmadı yani?
Tabii ki. Ama, dünyamın yıkılacağını aslında daha sonraki stajları görünce anlayacaktım. (gülüşmeler oluyor…)

 Sonraki stajınız Genel Cerrahi’ydi ve geçtiniz. Bunu geçmenize, göğüste kalmanızın bir etkisi oldu mu?
Hayır. İlk hafta derslere de girmemiştim. Göğüste kalmamı tamamen kazaya bağlıyordum. O yüzden onun etkisi olmadı.

Cerrahi’den sonraki staj: Pediatri… Geldik en büyük baş belasına.
Evet. 10 haftayla dönemin en uzun ve KTÜ TIP’ ın  en zor, en sıkıntılı stajıdır…

Pediatriyi geçince dönem 4’ü geçmiş sayılır bir öğrenci.
Gerçekten öyle. 10 haftayla dönemin dörtte birini kaplayan bir staj ve bu stajda zevkli olan hiçbir şey göremiyorsunuz. Bu, herkes için böyle olmayabilir ama eminim ki yüzde 80-90’ ı için bu şekildedir. Zaten stajı alırken, bitse de nasıl biterse bitsin diyordum. Geçmeyi düşünmüyordum, yeter ki bitsin de kurtulayım diyordum. Zaten yoklama zorunluluğu olmasaydı derslere girmezdim.

Pediatride nasıl kaldığınıza biraz değinelim mi?
Evet, bir şeyi sevemediğiniz zaman ona odaklanamıyorsunuz ve ben de pediatriyi maalesef sevemedim. Geçeyim değil de, yeter ki bitsin de kurtulayım diyordum ve o staja çalışamadım. Son 5 günde yoğunlaşmaya başladım ve son 5 günde de pediatrideki o notlardan ne kadar kurtulabilirsiniz ki! Ben de testi bile geçemedim ve pediatriden kaldım.

Pediatriden kaldığınızda dönemin ilk yarıyılı sona ermişti ve siz sadece genel cerrahiyi geçmiştiniz. Neler düşünüyordunuz bu durumda?
Dönem 4’le ilgili heyecanımı kaybetmiştim ve kendi kendime “Neden bu kadar sıkıntıyı çekiyorum, neden tıptayım…” demeye başlamıştım. Kendime olan güvenim yavaş yavaş kayboluyordu.

Geldik 2. yarıyıla… Dahiliye’ yle başladınız. 8 haftalık bir staj. O süreçten biraz bahsedelim.
Staj iyi geçmişti ve ben iyi çalışmıştım açıkçası. Bunda  testi geçtim ama maalesef sözlüden kaldım.

Sözlüden  nasıl kaldınız?
Aslında muayene sözlüsünden dolayı geçemedim diyebilirim. Sözlü çok farklı bir durumdur. O an sözlüde yaptığına daha sonra bakınca gülebiliyorsun. Ben bunu nasıl yaparım diyebiliyorsun. Sözlüde insan heyecandan, stresten akılalmaz hatalar ve saçmalıklar yapabiliyor. O kadar çalıştığım ve geçmek istediğim bir stajdan, basit bir muayeneyi yapamadım diye kalınca bir hafta kendime gelemedim. O anki psikolojimi anlatmam çok zor. Hoca karın muayenesini yap deyince önce inspeksiyondan başladım ve hoca “sonra?” dedi. İşte burada o inanılmaz hatayı yaptım ve palpasyona daldım. Böylece Dahiliye’den kaldım.

Vallahi ben de hoca olsam bırakırdım…
(gülüşmeler oluyor…)

Ben de hala inanamıyorum o hatayı nasıl yaptığıma.

Çok yazık olmuş gerçekten…
(gülüşmeler devam ediyor…) Beni en çok üzen stajdı.

Geriye dönüp baktığımızda 28 hafta geride kalmıştı ve siz sadece 6 haftalık staj olan Genel Cerrahi’yi geçmiş konumdaydınız. O esnadaki duygu ve düşünceleriniz nelerdi?
Bu herşeyime yansımıştı. Ailemle telefonda konuşurken sürekli karamsar laflar ediyordum ve dönemin ne kadar zor olduğundan bahsediyordum. Hiç ummadığınız anda, çalışıp da geçemediğiniz bir staj olunca bir hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Artık Pediatri’de başlayan “neden tıptayım?” sorularını çok daha fazla kendime sormaya başlamıştım. Artık pişmanlık seviyesine gelmişti, tıpta olmaktan pişmanlık duyacağım seviyeye gelmiştim.

Dahiliye’den sonra 2 haftalık Radyoloji stajı oluyor KTÜ’de. Tabii Radyoloji’den kalan öğrenci 2 hafta değil tam 10 hafta kaybediyor, çünkü o stajı tekrar alabilmek için önce Dahiliye grubunu bekliyor. Dolayısıyla çok sıkıntılı bir staj. Bu stajda işler nasıl gitti sizin için?
Radyoloji… Yine kaldığım bir staj… Radyoloji 2 haftalık ama çok dolu dolu geçen ve notların çok fazla olduğu ve her şeyin sorulduğu bir staj. En az Genel Cerrahi’deki kadar geniş bir staj olduğunu söyleyebilirim. Kalınca 10 hafta kaybediliyor olması da öğrenci de strese yol açıyor. Dahiliye’den sonra uzun süre kendime gelememiştim. Bir hafta boyunca okuduğum şeyleri doğru dürüst anlayamıyordum zaten. Dinlenecek zamanım da yoktu. Olmadı ve kaldım…

 Radyoloji’den sonra 6haftalık Kadın Doğum başladı. Pediatri’den sonraki en zor staj… İşler nasıl gitti?
Bu stajı alan KTÜ’lü erkek öğrencilerin askerliğinden 40 günün kesilmesi gerektiğini düşünüyorum…(gülüşmeler oluyor) Çünkü sabah 8 akşam 5 vizitleriyle, giyim kuşam ve sakala çok dikkat edilmesiyle sanıyorum biraz askerliği andırıyor.

 Ben de Kadın Doğum’u geçince tıpı kazanmamdan sonraki en büyük sevinci yaşamıştım. Bu stajdan nasıl kaldınız, çalışmadınız mı?
55 kişiydik ve sadece 13 kişi geçti. Sanırım yeterli bir cevap.

 Evet. Son staja gelmeden önce şunu sormak istiyorum. 36 hafta geçmiş ve siz sadece Genel Cerrahi’yi geçmiştiniz. Neler düşünüyordunuz o sıralar?
Dönem 4’te gerçekten tıpı bıraksam, gitsem başka iş yapabilir miyim diye düşündüm ama maalesef  5 seneden sonra bazı şeyleri bırakıp da gidemiyorsunuz. Bir de, sevdiğiniz bir şeyden bu kadar kopacak bir duruma gelmeniz de ayrıca sizi üzüyor.

 Son staj Kardiyoloji stajı… Bunun hakkında da biraz konuşup artık yavaş yavaş bütünleme zamanlarına gelelim.
Önce, Kardiyoloji stajına gitmemeyi ve devamsızlıktan kalmayı düşünüyordum. O süre içinde bütünlemelere çalışacaktım. Ama, sonra hayır dedim. Çünkü Kardiyolojinin bütünlemesi diğer bütünlemelerden sonraydı. Kalsam da belki bütünlemede geçerim düşüncesiyle derslere girdim ama stajın daha ilk haftasından itibaren Kardiyoloji’nin yanında Pediatri’ye de çalışmaya başlamıştım.

 O sürede bazı sosyal aktivitelerinizden feragat ettiğiniz oldu mu? Yaşamdan ilişkinizi kestiniz mi?
Bilgisayar salonuna gitme şansımın kalmadığını gördüm ve internetle ilgili bütün hesaplarımı, facebooktur filandır, dondurdum. Artık internetle ilişkimi tamamen kestim ve oradan çok fazla zaman kazandım. Kantine çok gitmememe rağmen daha da bir azalttım. Boş vakit bulamıyordum artık. Tamamiyle derslere odaklanmıştım. Kardiyolojiyle Pediatri’yi birlikte götürüp, son bir hafta Kardiyoloji’ye yoğunlaşıp bu stajı geçince yitirmiş olduğum özgüvenim biraz geri geldi. Çünkü uzun süre sonra ilk kez staj geçiyordum. Ben artık bir şeylerin değişebileceğini düşünüyordum ve bu bir başlangıçtır demiştim kendime.

 Seni ders çalışmaya iten güç neydi peki?
Hiçbir zaman bırakmadım. Bu kadar sıkıntılı olmama rağmen hiçbir zaman bırakmadım. Kardiyoloji’de birlikte gezdiğim Taner adında bir arkadaşım vardı. Biz onunla, “yeter artık, her şeyimizi bir kenara bırakıp kendimize çeki düzen verelim ve en azından bu stajı geçelim, bari bunu aradan çıkaralım” demeye başlamıştık.

 Bu kadar stajdan kaldıktan sonra arkadaşlarınızın, dışardan diğer insanların size karşı tavırlarında bir değişiklik oldu mu ve onlar karşısında kendinizi nasıl hissettiniz? Eziklik hissettiniz mi?
Arkadaşlar veya dışardan insanlar karşısında kendimi hiç bir zaman ezik hissetmedim. Bir çok stajdan kalan insanlar da var ve bir şekilde onlarla kendinizi avutabiliyorsunuz. Benim kendimi ezik hissettiğim taraf sadece ailemdi. Arkadaşlardan yana da bir tavır değişikliği görmedim.

 Evet… Dönem 4 artık sona ermişti.  Tablo hiç de iç açıcı değildi. Önünüzde 5 tane bütünleme vardı. Karamsar mıydınız yoksa bunları geçeceğinize inanıyor muydunuz?
Kardiyoloji’yi geçtikten sonra bir şeylerin geçilebilir olduğunu düşünmeye başladım ve en azından bir yarım yıldan daha az kalmasını istiyordum seneye. Çünkü 5 tane staj ve 4 tanesi çok zor ve de 15 gün içinde tüm bunları geçmeyi hiçbir zaman düşünmüyordum doğrusu.

 Ben de tam onu soracaktım. Bütün stajları geçebileceğinizi hiç düşünmüş müydünüz? Ya da hiç böyle bir hayal kurdunuz mu diye soracaktım…
Hayal…(söylerken gülüyor) Kurulur tabii… Kuyuda görünen küçük bir ışık gibi değerlendirebiliriz bunu.

 Bu kadar stajdan kalınca en azından bir tanesinden vazgeçip, diğerlerine daha çok çalışmayı hiç düşündünüz mü?
Evet, bunun üzerinde çok durduk, sayfalar karaladık. Pediatri’yle başlıyorduk bütünlemelere ve hemen iki gün sonra Radyoloji vardı. Şimdi, Radyoloji’yi bırakmayı düşünüyorsunuz ama onu bırakınca, eğer dahiliyeyi geçerseniz 10 haftanız gidiyor.

 Hiçbir anlamı kalmıyor radyoyu bırakmanın yani?
Evet, hiçbir anlamı kalmıyor. Kadın Doğum’u bırakmak da pek mantıklı değildi. Çünkü bütünlemesinde sözlü sınavı yoktu. Göğüs stajı da kolay olduğu için bir gün çalışıp geçilebilir düşüncesiyle bırakmak istemiyordum. Hangisini bırakacağıma bir türlü karar veremiyordum. Dahiliye’ye de zamanında iyi çalışmıştım ve o yüzden onu da bırakmak istemiyordum. Dolayısıyla ben hepsine çalışacağıma karar vermiştim… Burası önemlidir, buna karar vermek her şeyi değiştirdi…

 Evet… Artık bütünleme sürecine girelim. İlk bütünlemeniz neydi, nasıl çalıştınız ve nasıl geçtiniz?
Pediatri’ydi. Kardiyoloji stajıyla birlikte buna çalışmaya başlamıştım ve hocaların tüm notlarını bir sefer okudum. Sonra sorulara yoğunlaştım ve testi geçtim. Sözlüye de iyi çalışmıştım ve konulara hakimdim. Sözlüde aslında biraz da kısmetiniz olacak; çünkü hoca hiç bakmadığınız bir yerden sorabilir. O gün, bana ters sorular gelmemişti.

 Sözlüde neler oldu peki? Biraz bahseder misiniz?
Sözlü 45 dakika sürdü ve hayatım boyunca unutamayacağım bir 45 dakikaydı. Bir an için boğazımın kuruduğunu hissettim ve konuşamayacak hale geldim. Hoca da bunu hissetti ve diğer arkadaşa döndü. Heyecandan saçmaladığımız zamanlar da olmuştu ama genel itibariyle iyi cevaplar verdiğimizi düşünüyorum. En sonunda hocanın “hadi, tamam gidin…” demesi

 Geçtiğinizi ilan ediyordu.
Geçtiğimizi ilan ediyordu ama yine içimizde bir telaş vardı. Sınav sonuçlarının asılmasını dört gözle beklemiştik.

 Peki, sınav sonucu açıklandığında…
O günü unutamıyorsunuz tabii. İnsanın hayatında unutamadığı şeyler vardır. KTÜ’de  de Pediatri’yi geçmek, hele bir de bütünlemede geçiyorsanız bunu unutamazsınız. Harika bir duyguydu o. En zor stajı geçiyorsunuz ve omzunuzdan büyük bir yükün kalktığını hissediyorsunuz.  İnsanı tıptan bıktıran bir stajı o gün geçmek inanılmayacak derecede güzel bir duyguydu. Bambaşka bir şeydi.

 Kalan bütünlemeler için size büyük moral olmuştur herhalde.
Evet. Çok büyük bir moral olmuştu.

 Peki, ikinci bütünleme hangisiydi?
Ayın 1’inde Pediatri sözlüsüne girmiştik ve 3’ünde Radyoloji sınavı vardı. Pediatri sözlüsü açıklanmadan buna çalışamıyorsunuz. 2 gün çalıştım ve sınav umduğumdan çok daha güzel ve kolay geçti. Böylelikle ikinci bütünlemeyi de geçmiş oluyorduk.

 Aynı zamanda 20 haftadan kurtulmak demekti bu. O an ne kadar rahatlamış olduğunuzu tahmin edebiliyorum.
Evet. İkisinden kalmış olmam yarım dönemden kalmam demekti ve o yarım dönemden kurtulmuş oluyordum.

 Bunu bir şekilde kutladınız mı?
Hayır. Çünkü, 4 gün sonra Kadın Doğum stajı vardı.

 Kadın Doğum’a bu 4 günde nasıl çalıştınız?
İlk iki gün arkadaşta kamp yaptık. Belli bir programa uyamadık. Çünkü, Kadın Doğum notları bu sürede yetişmiyor. Biz soru üzerinden konuları çalışmayı tercih ettik ve arkadaşla birlikte stajı geçtik. Kadın doğum stajı,  KTÜ TIP’ın bütünlemede sözlüsü olmayan tek stajıdır. Biz de bu test sınavını geçtik. CB’yle geçtim.

 Kadın Doğum’u da geçtikten sonra hayal gerçeğe dönüşebilir diye düşündünüz mü? Artık tüm stajları geçmeyi aklınıza getiriyor muydunuz?
Tabii. Artık onu daha çok düşünmeye başlamıştım. Kadın Doğum’u da geçtikten sonra arkadaşlara şunu diyebiliyordum: Ben, gelecek sene bu sıralarda, 5. sınıf olacağım…

 Kadın Doğum’u da geçtikten sonra önünüzde iki bütünleme kalmıştı: Göğüs ve Dahiliye. Ne düşünüyordunuz?
Kadın Doğumu da geçtikten sonra gerisinin benim için pek bir önemi yoktu. 3 gün sonra Göğüs sınavı vardı ve ondan 2 gün sonra da Dahiliye sınavı vardı. Göğüs sınavına sadece son gün çalıştım ve testi geçtim. Sözlüde de hocalar iyi niyetliydi ve sorun yaşamadık. Artık sadece Dahiliye kalmıştı ama benim için inanın hiçbir önemi yoktu bu sınavın. Çünkü Pediatri, Kadın Doğum ve Radyoloji’yi geçmiştim. Ama, tabii ki bu hiçbir zaman demek değildi ki buna çalışmayacağım. Bu sınava da asıldım ve sorular üzerinden çalıştım. Testi geçtim, tabii artık nazardan da korkuyordum.

 Gerçekten, hiçbir zaman pes etmemeniz ve sonuna kadar direnmeniz tüyler ürpertici. Nerden buluyordunuz bu gücü?
Benim için en motive edici güç, bir önceki sınavı geçmem oluyordu. Kadın Doğumdan ya da aradaki bir stajdan kalsaydım, inanıyorum ki ondan sonraki stajları geçemezdim.

 Dahiliye testini geçtiniz. Peki, sözlüsünde neler oldu?   
Sözlü sabahı hangi hocadan gireceğimiz açıklanıyordu. Gireceğim hocayı öğrenince bu iş artık buraya kadarmış demiştim. Bundan kalırım diyordum daha sözlüye girmeden. Ama sözlü umduğumdan kolay geçti. Bunun sebebi, sene içindeki çalışmalarımdı diye düşünüyorum. Dahiliye’ye sene içinde iyi çalışmıştım ve sözlüdeki başarım, bu emeğin yansımasıydı. Onun için öğrencilere şunu diyorum: şu hoca zordur, geçemem falan deyip çekinmesinler.

 Bu kadar bütünlemeyi tek tek geçmeniz gerçekten müthiş bir olay. Bunu nasıl başardınız? Klasik bir soru olacak ama, başarınızı neye borçlusunuz?
Tüm stajları geçmiştim. Gerçekten inanılmayacak bir şeydi. Düşünün ki siz 4-5 ayı gözden çıkartmışsınız ama sonra inanılmayacak bir şekilde bütün stajları geçiyorsunuz. İlk baştaki hareketimizin bütün stajları çalışacağım, hiç birini bırakmayacağım şeklinde olması bu başarıda en büyük etkiyi sağladı ve tabii ki ilk stajdan geçmem, ayrıca bunun da pediatri olması beni çok motive etti.

 Birkaç kelimeyle ifade edecek olursak, başarıyı neye borçlusunuz?
Pes etmemek… Çaba göstermek… Ve, kendinize olan güvenin her zaman olması en büyük başarıyı getiriyor…

 Öğrenci arkdaşlara buradan bir mesajınız varmı?
Sıkıntılı anlar geçirebilirsiniz, stajlardan kalabilirsiniz. Benim gibi 5 tane stajdan ve daha fazlasından kalabilirsiniz. Önemli olan, o kendinize olan güveni kaybetmemek ve yapabileceğinizi hiçbir zaman unutmamaktır. Çünkü siz bir emek verdiğinizde, bunun karşılığını bir şekilde alacağınızı unutmamalısınız. Dünya üzerindeki tüm işlere bakıldığında, verilen emeğin karşılığının bir şekilde alındığını apaçık görüyoruz. En başarılı olan insanlar da en çok emek veren insanlardır. Ben de bütünlemelere çalışırken, hayatımın en yoğun çalışma döneminden geçtim ve karşılığını aldım.

 Bize ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim.

Yorum (3) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

Yazan:üstâd-61 | Tarih: 2009-10-25 15:11:22
Konu: AZMİNE SARIL

Asrımızın talebe-i tebabet röportajı olmuştur. Dr. Mahmut ve Murat Beylere ömrünün geri kalanında pek yüce muvaffakiyetler dileriz.

"AZMİNE SARIL
Ye's öyle bir bataktır ki,
Düşersen boğulursun
Azmine sarıl sımsıkı
Bak ne olursun.
Mehmet Âkif Ersoy"

"http://tr.wikisource.org/wiki/Azmine_Sar%C4%B1l" adresinden alındı.

Bağlantı » »

Yazan:songül | Tarih: 2009-10-17 22:29:00
Konu: tebrikler

gerçekten zor bir işi başarıyla sonuçlandırmanın verdiği o haz hiçbir şeyle ölçülemez sanırım
azminizi tebrik ve azminize gıpta etmekten başka yapılacak bir şey gelmiyor aklıma

bu arada murat röportaj çok profesyonelce olmuş, ellerine ve kalemine sağlık

Bağlantı » »

Yazan:dremreyilmaz | Tarih: 2009-10-17 22:02:33
Konu: Hayran olmamak elde değil

Sayın Mahmut beye hayran olmamak elde değil.O kadar zor bi işi başarmış ki gerçekten kutlamak gerekiyor. Burada şunu gerçekten çok açık bir şekilde görüyoruz ki Allah çalışana karşılığını veriyor er yada geç.
Ben bu bütünlemeler sırasında Mahmut beye yakından şahitlik etme fırsatı yakaladım. Çok iyi hatırlıyorum ilk büt Pediatriydi Mahmut bey benden önce sözlüye girdi.Biz arkadaşlarla dışarda kurbanlık koyun gibi sıramızı bekliyorduk.Ve kapı açılıp Mahmut bey sözlüden çıktığında gözlerinde öyle bir parıltı vardıki anlatamam.Sözlüsünün çok iyi geçtiğini söyledi bizlere.Ve ben Mahmut Beyde gördüğüm o ışıltıdan sonraki sınavlarda da başarılı olacağını anlamıştım ve dönem 4 ü kayıpsız geçeceğinden emindim diyebilirim.
Ben o sözlüden geçemedim belki ama Mahmut beyde gördüğüm o hırsın Pediatriden sonra girdiğim Kadın-Doğum,Dahiliye,Kardiyoloji bütünlemelerini vermeme çok katkısı olduğunu söylemeliyim. Tekrardan tebrikler Mahmut Hocam

Bağlantı » »

« Önceki ::