RÖPORTAJ
17/10/2009 ·
Röportajı yapan: Murat AYDIN, KTÜ Tıp
Röportaj veren: Mahmut BİRDEN, KTÜ Tıp
DÖRT DÖRTLÜK DEĞİL, BEŞ BEŞLİK BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ
Sıradan başarı öykülerinden çok daha farklı, çok daha sıra dışıydı Mahmut BİRDEN’ in öyküsü. Röportaj isteğimizi geri çevirmedi ve bize tek tek anlattı önce tırtıl gibi sürünüp sonra nasıl kelebekler gibi kanat çırptığını… O, KTÜ TIP’ta bir ilki gerçekleştirdi ve kendisi de dahil herkesi hayretler içerisinde bıraktı. Bir dirilişin öyküsü, azmin zaferi, imkansızlığın imkansız olduğunun delili… İşte hikayesi:
Biraz kendinizden bahseder misiniz?
1984 yılı, Şanlıurfa, Suruç ilçesi doğumluyum. İlkokulu ilçede tamamladım. İlkokul sonrası Anadolu liseleri sınavına girdim ve 7 sene Anadolu lisesinde okudum. ÖSS’ye ikinci girişimde tıpı kazandım ve Trabzon’a geldim. 6 senedir de Trabzon’dayım.
Evet, güzel olur.
Önce dönem 4 hakkındaki görüşlerinizi kısaca alalım, ardından ilk stajınız hangisiydi ve sonucu ne oldu diye sizin ağzınızdan dinleyelim.
Dönem 4 tıp hayatımda gerçekten çok sıkıntılı ve neden tıptayım dediğim bir dönem oldu. İlk stajım küçük bir stajdı: göğüs hastalıkları.
Evet. Tabii ki. Ama onu geçemedim ve kaldım.
Neden kaldınız? Çalışmadınız mı?
Bize üstteki sınıflardan söylenen: Göğüs kolaydır, geçersinizdi. Son iki günde bakmaya çalıştım. Dönem 4’te bir acemiliğimiz vardı, nasıl çalışmamız gerektiğini bilmiyorduk. O yüzden biz bunu bir kaza olarak değerlendirdik. Ondan sonra aldığım genel cerrahi stajından da geçince, dönem 4 inşallah güzel geçecek diye düşündüm.
Testte kaldım. 20 soru vardı, en az 12 tane yapmak lazımdı ve ben 11 tanede takıldım.
Biliyorsunuz, öğrenci psikolojisidir: kendini savunmak için elinden gelen şeyleri yapar. Bizim de öyle olmuştu. Ramazandı, iyi çalışamadık, ilk stajdı, küçük bir staj ve bütünlemeye kalınsa da bir şey olmaz diye düşünüyorduk.
Dünyanız yıkılmadı yani?
Tabii ki. Ama, dünyamın yıkılacağını aslında daha sonraki stajları görünce anlayacaktım. (gülüşmeler oluyor…)
Hayır. İlk hafta derslere de girmemiştim. Göğüste kalmamı tamamen kazaya bağlıyordum. O yüzden onun etkisi olmadı.
Cerrahi’den sonraki staj: Pediatri… Geldik en büyük baş belasına.
Evet. 10 haftayla dönemin en uzun ve KTÜ TIP’ ın en zor, en sıkıntılı stajıdır…
Pediatriyi geçince dönem 4’ü geçmiş sayılır bir öğrenci.
Gerçekten öyle. 10 haftayla dönemin dörtte birini kaplayan bir staj ve bu stajda zevkli olan hiçbir şey göremiyorsunuz. Bu, herkes için böyle olmayabilir ama eminim ki yüzde 80-
Pediatride nasıl kaldığınıza biraz değinelim mi?
Evet, bir şeyi sevemediğiniz zaman ona odaklanamıyorsunuz ve ben de pediatriyi maalesef sevemedim. Geçeyim değil de, yeter ki bitsin de kurtulayım diyordum ve o staja çalışamadım. Son 5 günde yoğunlaşmaya başladım ve son 5 günde de pediatrideki o notlardan ne kadar kurtulabilirsiniz ki! Ben de testi bile geçemedim ve pediatriden kaldım.
Pediatriden kaldığınızda dönemin ilk yarıyılı sona ermişti ve siz sadece genel cerrahiyi geçmiştiniz. Neler düşünüyordunuz bu durumda?
Dönem 4’le ilgili heyecanımı kaybetmiştim ve kendi kendime “Neden bu kadar sıkıntıyı çekiyorum, neden tıptayım…” demeye başlamıştım. Kendime olan güvenim yavaş yavaş kayboluyordu.
Geldik 2. yarıyıla… Dahiliye’ yle başladınız. 8 haftalık bir staj. O süreçten biraz bahsedelim.
Staj iyi geçmişti ve ben iyi çalışmıştım açıkçası. Bunda testi geçtim ama maalesef sözlüden kaldım.
Sözlüden nasıl kaldınız?
Aslında muayene sözlüsünden dolayı geçemedim diyebilirim. Sözlü çok farklı bir durumdur. O an sözlüde yaptığına daha sonra bakınca gülebiliyorsun. Ben bunu nasıl yaparım diyebiliyorsun. Sözlüde insan heyecandan, stresten akılalmaz hatalar ve saçmalıklar yapabiliyor. O kadar çalıştığım ve geçmek istediğim bir stajdan, basit bir muayeneyi yapamadım diye kalınca bir hafta kendime gelemedim. O anki psikolojimi anlatmam çok zor. Hoca karın muayenesini yap deyince önce inspeksiyondan başladım ve hoca “sonra?” dedi. İşte burada o inanılmaz hatayı yaptım ve palpasyona daldım. Böylece Dahiliye’den kaldım.
Vallahi ben de hoca olsam bırakırdım…
(gülüşmeler oluyor…)
Ben de hala inanamıyorum o hatayı nasıl yaptığıma.
Çok yazık olmuş gerçekten…
(gülüşmeler devam ediyor…) Beni en çok üzen stajdı.
Geriye dönüp baktığımızda 28 hafta geride kalmıştı ve siz sadece 6 haftalık staj olan Genel Cerrahi’yi geçmiş konumdaydınız. O esnadaki duygu ve düşünceleriniz nelerdi?
Bu herşeyime yansımıştı. Ailemle telefonda konuşurken sürekli karamsar laflar ediyordum ve dönemin ne kadar zor olduğundan bahsediyordum. Hiç ummadığınız anda, çalışıp da geçemediğiniz bir staj olunca bir hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Artık Pediatri’de başlayan “neden tıptayım?” sorularını çok daha fazla kendime sormaya başlamıştım. Artık pişmanlık seviyesine gelmişti, tıpta olmaktan pişmanlık duyacağım seviyeye gelmiştim.
Dahiliye’den sonra 2 haftalık Radyoloji stajı oluyor KTÜ’de. Tabii Radyoloji’den kalan öğrenci 2 hafta değil tam 10 hafta kaybediyor, çünkü o stajı tekrar alabilmek için önce Dahiliye grubunu bekliyor. Dolayısıyla çok sıkıntılı bir staj. Bu stajda işler nasıl gitti sizin için?
Radyoloji… Yine kaldığım bir staj… Radyoloji 2 haftalık ama çok dolu dolu geçen ve notların çok fazla olduğu ve her şeyin sorulduğu bir staj. En az Genel Cerrahi’deki kadar geniş bir staj olduğunu söyleyebilirim. Kalınca 10 hafta kaybediliyor olması da öğrenci de strese yol açıyor. Dahiliye’den sonra uzun süre kendime gelememiştim. Bir hafta boyunca okuduğum şeyleri doğru dürüst anlayamıyordum zaten. Dinlenecek zamanım da yoktu. Olmadı ve kaldım…
Bu stajı alan KTÜ’lü erkek öğrencilerin askerliğinden 40 günün kesilmesi gerektiğini düşünüyorum…(gülüşmeler oluyor) Çünkü sabah 8 akşam 5 vizitleriyle, giyim kuşam ve sakala çok dikkat edilmesiyle sanıyorum biraz askerliği andırıyor.
55 kişiydik ve sadece 13 kişi geçti. Sanırım yeterli bir cevap.
Dönem 4’te gerçekten tıpı bıraksam, gitsem başka iş yapabilir miyim diye düşündüm ama maalesef 5 seneden sonra bazı şeyleri bırakıp da gidemiyorsunuz. Bir de, sevdiğiniz bir şeyden bu kadar kopacak bir duruma gelmeniz de ayrıca sizi üzüyor.
Önce, Kardiyoloji stajına gitmemeyi ve devamsızlıktan kalmayı düşünüyordum. O süre içinde bütünlemelere çalışacaktım. Ama, sonra hayır dedim. Çünkü Kardiyolojinin bütünlemesi diğer bütünlemelerden sonraydı. Kalsam da belki bütünlemede geçerim düşüncesiyle derslere girdim ama stajın daha ilk haftasından itibaren Kardiyoloji’nin yanında Pediatri’ye de çalışmaya başlamıştım.
Bilgisayar salonuna gitme şansımın kalmadığını
gördüm ve internetle ilgili bütün hesaplarımı, facebooktur filandır, dondurdum. Artık internetle ilişkimi tamamen kestim ve oradan çok fazla zaman kazandım. Kantine çok gitmememe rağmen daha da bir azalttım. Boş vakit bulamıyordum artık. Tamamiyle derslere odaklanmıştım. Kardiyolojiyle Pediatri’yi birlikte götürüp, son bir hafta Kardiyoloji’ye yoğunlaşıp bu stajı geçince yitirmiş olduğum özgüvenim biraz geri geldi. Çünkü uzun süre sonra ilk kez staj geçiyordum. Ben artık bir şeylerin değişebileceğini düşünüyordum ve bu bir başlangıçtır demiştim kendime.
Hiçbir zaman bırakmadım. Bu kadar sıkıntılı olmama rağmen hiçbir zaman bırakmadım. Kardiyoloji’de birlikte gezdiğim Taner adında bir arkadaşım vardı. Biz onunla, “yeter artık, her şeyimizi bir kenara bırakıp kendimize çeki düzen verelim ve en azından bu stajı geçelim, bari bunu aradan çıkaralım” demeye başlamıştık.
Arkadaşlar veya dışardan insanlar karşısında kendimi hiç bir zaman ezik hissetmedim. Bir çok stajdan kalan insanlar da var ve bir şekilde onlarla kendinizi avutabiliyorsunuz. Benim kendimi ezik hissettiğim taraf sadece ailemdi. Arkadaşlardan yana da bir tavır değişikliği görmedim.
Kardiyoloji’yi geçtikten sonra bir şeylerin geçilebilir olduğunu düşünmeye başladım ve en azından bir yarım yıldan daha az kalmasını istiyordum seneye. Çünkü 5 tane staj ve 4 tanesi çok zor ve de 15 gün içinde tüm bunları geçmeyi hiçbir zaman düşünmüyordum doğrusu.
Hayal…(söylerken gülüyor) Kurulur tabii… Kuyuda görünen küçük bir ışık gibi değerlendirebiliriz bunu.
Evet, bunun üzerinde çok durduk, sayfalar karaladık. Pediatri’yle başlıyorduk bütünlemelere ve hemen iki gün sonra Radyoloji vardı. Şimdi, Radyoloji’yi bırakmayı düşünüyorsunuz ama onu bırakınca, eğer dahiliyeyi geçerseniz 10 haftanız gidiyor.
Evet, hiçbir anlamı kalmıyor. Kadın Doğum’u bırakmak da pek mantıklı değildi. Çünkü bütünlemesinde sözlü sınavı yoktu. Göğüs stajı da kolay olduğu için bir gün çalışıp geçilebilir düşüncesiyle bırakmak istemiyordum. Hangisini bırakacağıma bir türlü karar veremiyordum. Dahiliye’ye de zamanında iyi çalışmıştım ve o yüzden onu da bırakmak istemiyordum. Dolayısıyla ben hepsine çalışacağıma karar vermiştim… Burası önemlidir, buna karar vermek her şeyi değiştirdi…
Pediatri’ydi. Kardiyoloji stajıyla birlikte buna çalışmaya başlamıştım ve hocaların tüm notlarını bir sefer okudum. Sonra sorulara yoğunlaştım ve testi geçtim. Sözlüye de iyi çalışmıştım ve konulara hakimdim. Sözlüde aslında biraz da kısmetiniz olacak; çünkü hoca hiç bakmadığınız bir yerden sorabilir. O gün, bana ters sorular gelmemişti.
Sözlü 45 dakika sürdü ve hayatım boyunca unutamayacağım bir 45 dakikaydı. Bir an için boğazımın kuruduğunu hissettim ve konuşamayacak hale geldim. Hoca da bunu hissetti ve diğer arkadaşa döndü. Heyecandan saçmaladığımız zamanlar da olmuştu ama genel itibariyle iyi cevaplar verdiğimizi düşünüyorum. En sonunda hocanın “hadi, tamam gidin…” demesi
Geçtiğimizi ilan ediyordu ama yine içimizde bir telaş vardı. Sınav sonuçlarının asılmasını dört gözle beklemiştik.
O günü unutamıyorsunuz tabii. İnsanın hayatında unutamadığı şeyler vardır. KTÜ’de de Pediatri’yi geçmek, hele bir de bütünlemede geçiyorsanız bunu unutamazsınız. Harika bir duyguydu o. En zor stajı geçiyorsunuz ve omzunuzdan büyük bir yükün kalktığını hissediyorsunuz. İnsanı tıptan bıktıran bir stajı o gün geçmek inanılmayacak derecede güzel bir duyguydu. Bambaşka bir şeydi.
Evet. Çok büyük bir moral olmuştu.
Ayın 1’inde Pediatri sözlüsüne girmiştik ve 3’ünde Radyoloji sınavı vardı. Pediatri sözlüsü açıklanmadan buna çalışamıyorsunuz. 2 gün çalıştım ve sınav umduğumdan çok daha güzel ve kolay geçti. Böylelikle ikinci bütünlemeyi de geçmiş oluyorduk.
Evet. İkisinden kalmış olmam yarım dönemden kalmam demekti ve o yarım dönemden kurtulmuş oluyordum.
Hayır. Çünkü, 4 gün sonra Kadın Doğum stajı vardı.
İlk iki gün arkadaşta kamp yaptık. Belli bir programa uyamadık. Çünkü, Kadın Doğum notları bu sürede yetişmiyor. Biz soru üzerinden konuları çalışmayı tercih ettik ve arkadaşla birlikte stajı geçtik. Kadın doğum stajı, KTÜ TIP’ın bütünlemede sözlüsü olmayan tek stajıdır. Biz de bu test sınavını geçtik. CB’yle geçtim.
Tabii. Artık onu daha çok düşünmeye başlamıştım. Kadın Doğum’u da geçtikten sonra arkadaşlara şunu diyebiliyordum: Ben, gelecek sene bu sıralarda, 5. sınıf olacağım…
Kadın Doğumu da geçtikten sonra gerisinin benim için pek bir önemi yoktu. 3 gün sonra Göğüs sınavı vardı ve ondan 2 gün sonra da Dahiliye sınavı vardı. Göğüs sınavına sadece son gün çalıştım ve testi geçtim. Sözlüde de hocalar iyi niyetliydi ve sorun yaşamadık. Artık sadece Dahiliye kalmıştı ama benim için inanın hiçbir önemi yoktu bu sınavın. Çünkü Pediatri, Kadın Doğum ve Radyoloji’yi geçmiştim. Ama, tabii ki bu hiçbir zaman demek değildi ki buna çalışmayacağım. Bu sınava da asıldım ve sorular üzerinden çalıştım. Testi geçtim, tabii artık nazardan da korkuyordum.
Benim için en motive edici güç, bir önceki sınavı geçmem oluyordu. Kadın Doğumdan ya da aradaki bir stajdan kalsaydım, inanıyorum ki ondan sonraki stajları geçemezdim.
Sözlü sabahı hangi hocadan gireceğimiz açıklanıyordu. Gireceğim hocayı öğrenince bu iş artık buraya kadarmış demiştim. Bundan kalırım diyordum daha sözlüye girmeden. Ama sözlü umduğumdan kolay geçti. Bunun sebebi, sene içindeki çalışmalarımdı diye düşünüyorum. Dahiliye’ye sene içinde iyi çalışmıştım ve sözlüdeki başarım, bu emeğin yansımasıydı. Onun için öğrencilere şunu diyorum: şu hoca zordur, geçemem falan deyip çekinmesinler.
Tüm stajları geçmiştim. Gerçekten inanılmayacak bir şeydi. Düşünün ki siz 4-5 ayı gözden çıkartmışsınız ama sonra inanılmayacak bir şekilde bütün stajları geçiyorsunuz. İlk baştaki hareketimizin bütün stajları çalışacağım, hiç birini bırakmayacağım şeklinde olması bu başarıda en büyük etkiyi sağladı ve tabii ki ilk stajdan geçmem, ayrıca bunun da pediatri olması beni çok motive etti.
Pes etmemek… Çaba göstermek… Ve, kendinize olan güvenin her zaman olması en büyük başarıyı getiriyor…
Sıkıntılı anlar geçirebilirsiniz, stajlardan kalabilirsiniz. Benim gibi 5 tane stajdan ve daha fazlasından kalabilirsiniz. Önemli olan, o kendinize olan güveni kaybetmemek ve yapabileceğinizi hiçbir zaman unutmamaktır. Çünkü siz bir emek verdiğinizde, bunun karşılığını bir şekilde alacağınızı unutmamalısınız. Dünya üzerindeki tüm işlere bakıldığında, verilen emeğin karşılığının bir şekilde alındığını apaçık görüyoruz. En başarılı olan insanlar da en çok emek veren insanlardır. Ben de bütünlemelere çalışırken, hayatımın en yoğun çalışma döneminden geçtim ve karşılığını aldım.
Ben teşekkür ederim.
3 yorum yazılmıştır
Yazan:üstâd-61 | Tarih: 2009-10-25 15:11:22Konu: AZMİNE SARIL
Asrımızın talebe-i tebabet röportajı olmuştur. Dr. Mahmut ve Murat Beylere ömrünün geri kalanında pek yüce muvaffakiyetler dileriz.
"AZMİNE SARIL
Ye's öyle bir bataktır ki,
Düşersen boğulursun
Azmine sarıl sımsıkı
Bak ne olursun.
Mehmet Âkif Ersoy"
"http://tr.wikisource.org/wiki/Azmine_Sar%C4%B1l" adresinden alındı.
Bağlantı » »
Yazan:songül | Tarih: 2009-10-17 22:29:00Konu: tebrikler
gerçekten zor bir işi başarıyla sonuçlandırmanın verdiği o haz hiçbir şeyle ölçülemez sanırım
azminizi tebrik ve azminize gıpta etmekten başka yapılacak bir şey gelmiyor aklıma
bu arada murat röportaj çok profesyonelce olmuş, ellerine ve kalemine sağlık
Bağlantı » »
Yazan:dremreyilmaz | Tarih: 2009-10-17 22:02:33Konu: Hayran olmamak elde değil
Sayın Mahmut beye hayran olmamak elde değil.O kadar zor bi işi başarmış ki gerçekten kutlamak gerekiyor. Burada şunu gerçekten çok açık bir şekilde görüyoruz ki Allah çalışana karşılığını veriyor er yada geç.
Ben bu bütünlemeler sırasında Mahmut beye yakından şahitlik etme fırsatı yakaladım. Çok iyi hatırlıyorum ilk büt Pediatriydi Mahmut bey benden önce sözlüye girdi.Biz arkadaşlarla dışarda kurbanlık koyun gibi sıramızı bekliyorduk.Ve kapı açılıp Mahmut bey sözlüden çıktığında gözlerinde öyle bir parıltı vardıki anlatamam.Sözlüsünün çok iyi geçtiğini söyledi bizlere.Ve ben Mahmut Beyde gördüğüm o ışıltıdan sonraki sınavlarda da başarılı olacağını anlamıştım ve dönem 4 ü kayıpsız geçeceğinden emindim diyebilirim.
Ben o sözlüden geçemedim belki ama Mahmut beyde gördüğüm o hırsın Pediatriden sonra girdiğim Kadın-Doğum,Dahiliye,Kardiyoloji bütünlemelerini vermeme çok katkısı olduğunu söylemeliyim. Tekrardan tebrikler Mahmut Hocam
Bağlantı » »