DENEME-03

20/1/2008 · Kategori: Denemeler

SADECE KENDİNİZİ HİSSEDİN

    Sinirlenme, sevinme, üzülme, takdir etme, teşekkür etme, inanma,  hırslanma ve coşma gibi duyguları yaşama esnasında, etrafımızda herhangi biri olsun veya olmasın sadece ve sadece kendimize odaklanmalıyız. Yanınızdaki kişiyi de alakadar eden müjdeli bir haber aldığınızda sadece kendi sevinmenize konsantre olun. Yanınızdaki kişi size karşı herhangi bir konuda öfkelenmişse, onun ne kadar öfkeli olduğuna değil de sizin ne kadar sakin olduğunuza odaklanın. Size karşı herhangi bir konuda tavır alan bir insanla biraradaysanız ona değil de, onun tavırlarına değil de kendinize odaklanın. Sakinliğinize odaklanın. Bir grubun içerisindeyseniz, ve de o grup kara bir haber almışsa, o an gruptaki arkadaşlarınızın üzülmesine bakmayın, kendi üzülmenize bakın. Siz, onların çok veya az üzülmesine göre üzülme miktarınızı saptamayın. Sizin ne kadar üzüldüğünüzü onların ne kadar üzüldüğü etkilememeli, siz sadece üzüldüğünüz olayı düşünün ve ne kadar üzülmeniz gerekiyorsa o kadar üzülün. Grup üzüldü diye değil, siz üzülmeniz gerekiyor diye üzülmeye gayret sarfedin.

    Kötü huyların çoğu bulaşıcıdır.Yanınızdaki kişi sinirliyse siz de hemen sinirlenebilirsiniz. O karamsarsa sizi de anlayamadığınız bir karamsarlık kuşatabilir. Yanınıza çok neşeli biri gelip yarım saat size takılsa, o karamsarlıktan çıkıp şen bir hale geçtiğinize tanık olabilirsiniz. Yanınıza gelen sınıf arkadaşınız, önünüzdeki sınava ne kadar da hırsla çalıştığını söylese, ya da siz onun ne kadar da hırslı olduğunu anlasanız, size de bu hırs geçebilir. Ancak, bunlar böyle olmamalı. Etrafımızdakilerin duyguları kendimizi hiç etkilememeli. Biz sadece kendi değerlerimize göre duygulanmalıyız. Başkası o duyguyu yaşıyor diye değil. Arkadaşınızla oturmuş herhangi bir oyun oynuyorsunuz ve üstünsünüz. Onun ne kadar sinirli, hırslı olduğuna takılıp kalırsanız kendi sevincinizi tam olarak yaşayamazsınız. Hatta çoğu zaman da sevinemezsiniz bile. Çünkü kendinize değil de karşınızdakine konsantre olmuşsunuz ve ondaki duygular size de sirayet etmiştir.

    Siz… Siz… Siz… İşin aslı bu. İşin formülü bu. Hangi duyguyu yaşıyor olursanız olun, kendi içinize dönün ve oradan alacağınız tepkiyi yansıtın dışarı. Başka bir yerden alacaklarınız sizden yansımamalı. Hiç kimse sizin aynanız değil. Siz hiç kimseye bakmayın. Sizin tek aynanız var, o da içinizde. Ona bakın ve oradan dışarı yansıyana bakın. İçinizdeki ayna kullanılmakla eskimez, aksine kullanılmadıkça yok olur gider. Onun yok olması sizi başkalarının esiri yapar, esaret hali ise sizin adeta yok olmanızdır. Bu arada, umarım söylediklerimin bencillik kavramıyla bir alakasının olmadığını anlıyorsunuzdur.

                                            Murat AYDIN

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »