DENEME-02

19/1/2008 · Kategori: Denemeler

İNSAN SARRAFI

          Bir insanı değerlendirirken, bir insanın nasıl bir insan olduğuna dair karar verirken insanlar neleri dikkate alırlar? Karşısındaki kişinin nelerine bakarlar? İletişim kurduğunuz kişilerin hangi yanlarına bakarak onları değerlendirirsiniz? Huyuna mı bakarsınız? Zekasına mı? Yoksa manevi yönüne mi?, bilgisine mi?, kültürüne mi?, yüz hatlarına mı?, gözlerine mi?

         Bazı insanlar “Ben adamın ne olduğunu yüzünden anlarım.” derler. Bazı insanlar da “Konuştuğum kişinin ne halt olduğunu mütevazılığından anlarım” der. Yine, bazıları kişiyi gözlerinden, bazıları sözlerinden, bazılarıysa kültüründen, oturup kalkmasından anladığını iddia ederler. Tabii, her insan başkalarını değerlendirirken bu özelliklerden çoğunu aynı anda göz önünde bulundurur. Sonuçta karşısındakine bir kimlik verir kendi kafasında. Karşımdaki şudur, budur, böyle insandır, şöyle yaşamayı sever, şöyle yapar, böyle asla yapmaz gibi kalıplara oturtur karşısındakini. Bana sorarsanız bir insanı değerlendirmek bu kadar kolay değildir. Herkes kendi kafasına göre karşısındakine anlam verir, kendi sahip olduğu kültürüyle, kendi bilgisiyle, kendi ahlakına göre, kendi tecrübesine göre ve nihayetinde tamamen kendi beynine göre damgayı basar karşısındakine. Ne kadar beyin varsa o kadar damga olacaktır. Herkes kendi değerlendirmesini yapacaktır, herkes kendi mührünü basacaktır. Peki hangi mühür o kişinin gerçek kişiliğidir? Hangi kişinin yaptığı değerlendirme doğrudur? Gerçekte o kişi hangisidir? Size şunu tüm rahatlığımla söyleyebilirim ki: “O kişinin gerçekte kim olduğunu değil karşısındaki iddiacılar, kendisi bile bilemeyecektir.” Çünkü onun da kendisini kendi beynine göre değerlendirmekten başka çaresi yoktur. O da kendi kafasına göre kişiliğine tuğrasını çekecektir. Karakterini kendi beynine göre değerlendirecektir, tıpkı başkalarına yaptığı gibi. Siz kendinizi nasıl tanımlarsınız? Soruyorum size: Sizce siz nasıl bir insansınız? Düşünün biraz… Şu an kendiniz için düşündükleriniz sadece sizin beyninizin size sunduğu tanımlardır. Sizi siz kendi beyninize göre değerlendirmek zorundasınız, başka beyniniz yok çünkü, başka değerlendirme yapan organınız da yok. Peki siz kendi beyninizin dediği gibi misiniz acaba? Tabi ki hayır! Sizi sizden iyi hiçbir insan bilemez, bu doğru ama sizin bildiğiniz siz de siz değilsiniz aslında. Siz, sizi değerlendiren insanlardan sadece birisiniz. Onlardan tek farkınız size onlardan daha yakın olmanız.

          Bizleri tam manasıyla bilen, tam olarak ne olduğumuzu  bilen tek kişi Allah’tır. Bizim ne olduğumuzu yalnızca O bilir. En objektif değerlendirmeyi O yapıyor.

Belirsiz bir konuda, emin olunmayan bir konuda, kişiden kişiye göre değişen bir konuda hayati önemi haiz kararlar vermektense Allah'ı tanımak daha mantıklıdır. O'nu tanıdıkça onun gibi düşünmeye yaklaşırız, onun gibi düşünmeye yaklaştıkça da insan sarraflığımız hedefi 12'den vuramayacak olsa bile 12'ye yakın yerlerden isabet ettirecektir.

         

          Murat AYDIN

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »