DENEME-01

19/1/2008 · Kategori: Denemeler

İNANÇ

           

  Aslında inanç, bir emin olma durumudur. Coşkumuzu yöneten, hırsımızı yöneten, isteme, ısrar etme, direnme gücümüzü yöneten ve nihayetinde de davranışlarımızı yöneten bir emin olma halidir inanç.

            Bir güçtür inanç, inanılmaz bir güçtür. İnanç, çok adaletli bir yönetmendir. Coşkunuzu yönetirken, ona verdiğiniz kadar o da sizin çoşkunuza verir. Hırsımızı yöneten inanç imparatoru, ona yaptığınız yatırım kadar hırsınıza yatırım yapar. Bir imparatordur o sizi yöneten... Ona ne kadar verirseniz o da istediğinize o kadar verir. Maçı kazanma konusunda imparatorunuza ne kadar yatırım yapmışsanız, o da coşkunuza, hırsınıza, isteme gücünüze, ısrarınıza, direnme kudretinize, ruhunuza o kadar yatırım yapacaktır. Enerjinizi yatırımınıza göre artıracaktır.

            Hafızanızın iyi olmadığına inanmışsanız, yani hafızanızın kötü olduğu konusunda bir emin olma durumu içerisindeyseniz, en iyi bildiğiniz konudan size sunulan soruları bile yanıtlayamadığınızı farkedeceksiniz, en iyi bildiğiniz futbolcunun ismini anımsayamayacaksınız, aklınızda bir şeyin kalmadığını kabullenmişseniz aklınızda bir şey kalmaması için imparatorunuza yatırım yapmışsınız demektir, o da size yaptığınız yatırım ölçüsünde hafızanıza bilgileri almama programını uygulatacaktır.

            Duymuşsunuzdur, hipnotik trans halinde bulunan kişilere, kızgındemir parçası diye söylenen buza dokundurtularak yapılan deneylerde daima temas noktasında su toplanması olmuştur.

            Kanayan ülserleri olan bir grup hasta üzerinde, çarpıcı sonuçlar veren bir plasebo çalışması yapılmıştır. Hastalar 2 gruba ayrıldılar. birinci gruba, hastalığı kesinlikle iyileştireceği açıklanan bir  ilaç verildi. İkinci gruba ise, verilen ilacın etkileri hakkında çok az şey bilindiği söylendi. İlk gruptaki hastaların %70'inde önemli oranda bir iyileşme görüldü, 2. grupta bu oran sadece %25'ti. Her iki gruba da tıbbi olarak hiç bir özelliği bulunmayan boş ilaçlar verilmişti. Aradaki tek fark inançtı.

            "İlaçların sihiri içeriğinde değil, ilaçları kullananların zihninde yatar"   Dr.Andrew Weil

            Size, inanma sayesinde elde edilen sonuçları içeren bir yığın örnek sunabilirim. Ya da güçsüzleştirici inançları yüzünden, yanlış inanmaları dolayısıyla başaramayanlarla ilgili bir yığın yazı okuyabilirsiniz, çevrenizde örneklerini görebilirsiniz ve yahut da bizzat yaşamış olabilirsiniz. İnancın gücünü kavramak için, inanıp yapanları görmek, duymak, okumak yeterlidir ama inancın gücünü özümsemek için, inancın bize etkisini tüm hücrelerimize öğretmek için, tüm zerrelerimizin imparatorlarının gücünü kavramaları için inancı ancak ve ancak YAŞAMAK gerekir. Onu yaşamalısınız. İnanıp bir şeyler yapmalısınız. İnanmadığınız zaman yapamadığınızı farketmelisiniz.

            Elbette inanç dışında performansımızı etkileyen daha bir sürü kavram var. Ama ben inancı bunların anası olarak görüyorum. İnancı diğer faktörleri besleyen bir ana, onları sulayan bir nimet, onları yeşerten bir güneş olarak görüyorum. Coşkunun performansımız üzerine olan etkisini az çok tahmin edebilirsiniz. Peki, inanmayan bir insanın çoşkusunu başka hangi ana besler, soruyorum size? İnanmayan bir insan nasıl çoşabilir? Coşamadığı gibi hırs da yapamaz, ısrar da edemez. Çünkü hırsı da, ısrarı da besleyen ana inançtır. Diğer tüm faktörleri etkileyen, onları yöneten, onları besleyen imparatordur inanç.

        

Murat AYDIN

 

Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:aleyna | Tarih: 2008-01-24 16:21:39
Konu: aleyna ünalın murat abime selamları

murat abi her zamanki gibi tuttuğunu koparmışsın.hayırlı olsun.başarılarının devamını dilerim.google da senin gibi akıllı ve doğru adamların olması beni mutlu etti.senin siteni yeni buldum. k ve m ye selam söyle seni çok seviyorum.

Bağlantı » »

:: Sonraki »